
“ SANKİ YEDİM” DİYEREK NELER OLUR;
İstanbul’un Selatin Camileri ünlüdür. Ne demek bu şimdi?
Sultan Camileri. Fatih’ten başlayarak Osmanlı Sultanları, İstanbul’un önemli yerlerine kendileri adına birer cami yaptırmışlardır. Bunların önemlileri arasında, Fatih Camiini, Süleymaniye’yi, Sultanahmed’i, Nuruosmaniye’yi, Beyazıt Camiini sayabiliriz.
Bu camiler, İstanbul’a siluetinin, karakterinin, o koca tarihinin önemli bir kısmını vermiştir. Başka camiler de vardır ama. Mesela ‘Sanki Yedim’ camii.
Ben bir hamalın yaptırdığını duymuştum. Biraz araştırınca başka bilgiler de buldum. Fatih, Sinanağa Mahallesi Kırbacı Sokak’ta bulunan bu caminin hikayesinden başka pek ilgi çekici unsuru yok aslında. Benim bir hamal olarak duyduğum kişinin adı bir rivayete göre Keçeci Hayrettin, bir başka rivayete göre de Adanalı Şakir Efendi imiş. 300 yıllık bir geçmişi olduğu varsayılan cami ağır bir yangın hasarı alıp 50 yıl yıkık kaldıktan sonra, halkın sahip çıkmasıyla tekrar yapılmış.
Hikayesine gelince:
Merhum şahıs, hamallık ya da benzeri bir meslekle, aslında kıt kanaat geçinirken, ne zaman canı bir şey çekse sanki yedim demiş ve parasını bir kenara koymuş. Zamanla biriken parayla bu camiyi yaptırmış.
İşte bizde size bu sayede ev sahibi veya arsa sahibi olmayı teklif ediyoruz bir oturup düşünün ne kadar çok şeye fuzuli para harcıyorsunuz,bir hesap edin bunları engelleseniz cebinize ne kadar para kalıcak.En başta sigara geliyor ve bir dünya ihtiyaç zannettiğimiz gereksiz şeyler.
Şunu unutmayalım;
“Büyük düşünelim, küçük başlayalım.” Gözünüz yukarılarda olsun, adımınız yerde. Hedefinize doğru yürüyün, ama bir adım ve bir adım sonra bir adım daha. Bu arada önünüzde çukur olup olmadığını kontrol etmeyi de unutmayın.